Orange dressed woman in the train
Yılların bezginliği üzerinde yılgın ama tam olarak da bırakmamış hayatı, yorgunluğu her halinden belli güzel sade utandırmayacak kadar bakımlı narin bir kadındır bazen n treni.
Elinde siyah çantası orta boy düz hafif bakımlı saçıyla kendi orijininne yapılan onca hakaret ötekileştirme ve çifte standarta rağmen dim dik ayakta savaşan mücadele eden hayat şartlarıyla isimsiz bir asyalıdır bir bakıma. Beyaz terlikleri ile ama güneşli havaya rağmen elinden bırakmadığı şemsiyesi ile tedbirli bir kadındır aslında. Bir bakıma keşfedilmeyi bekleyen bir geyşa da diyebiliriz. İş kadını havası da var ama çok da doğru bir zaman değil ile gitmek için işe zira saat 13:48. Central parkta buluşmaya central parkı hissetmeye tadını çıkarmaya ramazan ramazan, birazda keşfetmeye hazır olan yanım ile çıkmışken yola trende rastladım bu kadına.
Kimbilir kimler sevdi yada
kimler değerini bilmedi belkide bir ümittir yaşatan onuda. Elinden bir tutan olur bir seven onu pamuklara sararcasına seven, el üstünde tutan, toprağını suyunu ve güneşini bulmuş bir çiçek misali ardı ardına çiçekler açacak eşsiz kokular yayacak bir çiçek misali kendisini keşfedecek bahçıvanı çiçek sevdalısını bekliyordur kimbilir. Ama belkide sorsanız vakarlıdır ezdirmez ruhunu
içindeki kalp anlamsız hoyrat silindirlerle ezilsede dişarı belli etmeyecektir. Bileğinde biieğinin inceliğine uyumlu bir takı onunla uyumlu bir kolye göğsünde. Ama durdun gözleri düşünceli bakışlarıyla bir derdi var herhalinden belli. Depresif değil asla aksine o travmayı atlatmıs beyaz tenli narin salaş gömleğinin bedenini örtmesinden keyif alan bir hali var. Koyu kırmızı bir ruj ile kendini olanca sadeliğine taban tabana zıt olacak şekilde ifade etmeye çalışan farklı bir profil. Hay Allah neredende rast geldi. Günümü düşüncelere derin fikirlere boca etti. Bu bugünün piyangosuydu belli.
Ama pişman değilim köhnemil paslanmış duyduları kelimeleri dizgiye veren bir ilham. Bir kahve içimini daha da keyiflendirecek bir ilham. Sordum bu güzel ama sönük çiçeğe.
Bir kahve içiminde benimle berabermisiniz diye. Gözleri güzel ama boş bakışlarla belki ama diye birşeyler mırıldandı. Anlamıştı belkide ama anlamadığı şey duyguların kelimelere dökülmüş haliydi. 1 durak öteden binmişti bizim oralardan değildi zahir. Ama bizim oraların 8 ave nin kaderini yaşıyordu. 8 ave brooklynin kanayan yarasıydı. Ve brooklyn alışmaya çalısıyordu. Bu kadında öyle. Sanki poz verir gibi sanki bir ressamın önünde kıpırdamadan, ressamın yanlış tasfir etmesine mahal vermemek için tamamen hareketsiz disiplinli kararlı tertipli bir model gibi.
Ve 34 st te kalktı yerinden. Ya bir şey hatırladı aniden
Belirsiz ve kararsız adımlarla başka zaman diysrek uzaklaştı
Bir hikaye daha kurgu ile tamamlanacak mecbur
Bu benim suçum değil asla
Kim bilir belki sözünü tutar ama ben tutamayabilirim
şimdi yeri boş
N train bunun gibi o kadar çok profile ev sahipliği yapıyorki varoştan medeniyete sabırla taşımaya devam ediyor. İlham dağıtmaya, ibret almama, kitaplar yazmama imkan vermeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorum Gönder